28 Mart 2010 Pazar

Kırgınlık...

Bir kaç damla gözyaşı belkide hiç canı yanmayan biri için. Eğer hiç birşey yaşamamışsa insan hiç kaybetmiyor, daha az yıkılıyor belki de.. Hiç canı yanmıyor ama eğer öncesi bomboksa iyi gitmiyor, güzelliklerle çevrilmiyor kalbi asla. Bir yıldız daha kaydı bu gece sanıyorum. Ağlattı beni yine. Kalbime bir gölgesi daha düştü birinin ellerinin, sarıldı sımsıkı fazla sıkıyordu bu sefer. Canımı almak istercesine benden...

Paramparça olmak böyle birşeymiş. Yıllar sonra bağlanıp bağlanıp koparılmak. Hücrelerime ayrıldım desem yeridir sanıyorum. Kırgınlık ötesi bir yerde sınır görevlisiyim. Dokunmak yasak, görmek mecburi! Korkuyorum, hem rüzgarın sesinden, hem yağmurdan. Kaldırmıyor yüreğim sözlerini, o kadar ağır ki şimdi onca şeyden sonra.. Aptal gibiyim şuan, beynim durdu, midem sancıyor, başım ağrıyor. Patlıcak beynim... Yığılıp kalıcam burada.. Seviyorum ya, canım çok feci yanıyor. Susmam gerekiyor ve susuyorum..

Hepsi buymuş. İçindekileri duymak bu denli amaçsızca deli ediyormuş adamı. Susmak gerekmiş, çok susmak, hep susmak...

"Cümleler kaçtı dağıldı dört bir tarafa, sadece noktayım!"

3 Ocak 2010 Pazar

Daha önce nerdeydin?

İlk savaşım, son umudum
İlk kaçışım dünden yakın
Sil yaşımı ağlamayayım
Tut elimi düşmemem için…

Daha önce nerdeydin?
Ruhunu teslim eder miydin?
Peşimden gelir miydin?
Bilseydin bilseydin…
Fikrimi çelivermişler
Yönümü çevirmişler
Sözümü kesmişler
Bilmezdim bilmezdim…

Uykum yarım, düşüm derin
İlk şehidim yüreğim
Onbeşimde yenilmişim
Hayatım yıkık duvarlarım…

Daha önce nerdeydin?
Elimi tutuverseydin?
Aşktır benim engelim
Bilseydin bilseydin…
Aklımı çalıvermişler
İnsanlar değişmişler
Sesimi kesmişler
Bilmezdim bilmezdim…