23 Aralık 2012 Pazar

... (8)

Tüm çabalarıma rağmen durduramamıştım kendimi, atlamıştım o eşikten. Kalbimi kırarak, kalbini kırarak, durmayı hiç bilmeyerek hem de. Hiç bir zaman aklıma gelmezdi bir gün açık olduğumdan başıma birşeyler geleceği. Kötü değil başıma gelen güzeldi esasen ama değerini bilemedik mi ne? Düşlerimi bir kenarda bırakmak zor olduğundan düş kurmazdım. Bu yüzden hep korkar vazgeçerdim. Şimdi korkmadım diye midir tüm bu yaşanmışlık, ellerimdeki kirler, ruhumdaki masum yara.

Artık çok geç farkındayım kırık oyuncaklarımı elim değmeden izliyorum. Vazgeçiş değil, çabalıyorum en azından hikayemi yazmaya devam etmeye. Okunmasa da okunduğunda anlaşılmasa da... İçim rahat mı artık bilmiyorum ama sonuna kadar dürüst oldum. Hep olacağım, varsın böyle olsun herşey, varsın kanasın yaralarım. Huzura değer bir biçimde, huzura değer. Aynı çerçeveden bakamayan insanlar birbirlerini anlamaz diye birşey yok benim evrenimde. Anlaşamıyor muyuz sence? Bence gayet iyi anlaşıyoruz. Bence herşeyden daha iyi anlıyorum karanlığını. Ve yaşıyorum da aynısını. Döneceğiz birgün arkaya bakacağız ve birbirimizi görmeyeceğiz. Çünkü her ne olursa olsun yanyana olacağız, hiç değilse gecelerimizde ağırlayacağız düşüncelerimizi. Gecelerimiz de ve gecelerce...

Huzura değer bir biçimde, huzura değer bir saygıyla...

Hiç yorum yok: